Size erkek desem aklınıza ne gelir? Bence hoşlandığınız veya aşık olduğunuz erkek, ya da eski sevgiliniz olabilir. Kişi dışında odunlukları,kalp kırmaları ve hep söyledikleri 'seni seviyorum' yalanları da aklımıza gelebilir tabii.Bütün erkekler aynı mıdır? Hepsi bırakıp giderler mi? Hiç biri gerçekten sevemez mi? Erkekler, kadınlar kadar üzülmezler onlar farklılardır. Bir kadının değerini ancak onu kaybettiklerinde anlarlar. Bir erkek: Önce sana melek gibi davranır. Kızları önemsediğimi vurgular. Sonra yakın arkadaş olursunuz ve çıkmaya başlarsınız. Sen ona aşık olursun onsuz yaşayamazsın, o seni sen farklısın diye kandırır. Sen herkese onu anlatırsın aşık oldum diye. Oda herkese seni anlatır kullanıyorum diye. Artık ona aşık olursun ona kırılınca… 2 güzel söz söyler affedersin o sıkılınca sana trip atar ağlasanda umrunda olmaz. Sonra ilişki sıkınca ayrılır. Sabah akşam ağlarsın, pişman olursun ve ona yalvarırsın. O güler hiç olmamışsın gibi hayatına devam eder. Kızlarla konuşur, eğlenir ne biliyim seni takmaz bile...Ama bir kız O onun için ağladığını sandığı zamanlarda aslında bizzat kendine ağlar.O sana geldiğinde onda kimsenin göremediğini gördüğü için ona kucak açar. O ona kendine aşık etmek için klişe lafları birbiri ardına sıralarken,peşinde koşarken onu mutlulukla izler.Çünkü bilir, neticede sonu sadece bir 'hoşçakal’dır.O onu üzer ve sen ağlarsın.Belki de yalvarsın.Ama bu ona değil,kendine yeniden gelebilme çabasıdır.Sen ağlarsın,çok ağlarsın, hatta hep ağlarsın..Ama aşkı senden çok daha iyi bilir bir kız ve bu yüzden en çok o ağlar.O güler dışından,bir kızsa onun taa içini görürüm.Bu yüzden arkadaşlarına onu anlatır,konuştukça büyürsün içinde.Aynı zamanda da yok olursun.Ve o günün birinde bir kıza haksızlık ettiğini düşünüp geri geldiğinde, o kız gerçekten gülümsüyor olur.. Aramızda ki fark budur aslında. Onlar başta önemsemezler ama bir gün akılları dank eder. O zaman anlarlar işte değerimizi. Genelde biraz geç anlarlar. Bazı kızlar onu o kadar çok severler ki onların hayatının içine etseler bile onları hayatına katmaya devam ederler. Çünkü onlara öyle bir aşkla bağlanmışlardır ki... Benim de hoşlandığım hatta çok ama çok aşık olduğum bir erkek var. Ama eğer o benim hayatımı kötüye etkileyecekse onun yüzünden kendime zarar vereceksem hayatıma bir daha sokacağımı düşünmüyorum. Zaten aşık olduğum çocuğun bana böyle yapmayacağını düşünüyorum. En azından öyle çok bilmiş,kendini bir şey zanneden bir tip değil. Öyle olsaydı çoktan değeri düşmüştü bile. Belki o Titanic'te ki Jack gibi değil. Acaba gerçekten öyle birisi var mı? Yani belki bir kaç hafta tanıdığı bir kızdı. Deliler gibi aşık olmuştu ona. O soğukta yerini Rose'a vermişti. Tamam beğenmesine beğendim de onun öyle birisine benzemesine gerek yok. En azından güvenebilir birisi. Kimsenin arkasından konuşmayan herkese yardım eden ama kendisine bir kötülük yapıldı mı da onu asla unutmayan ve karşılığını veren. En önemlisi dünyanın en güzel gülen insanı. En içten ve en derinden. Onun gülmesi için elimden gelen her şeyi yapabilirim işte. Bide benim gözlerimin içine bakıp komik bir şey olduğunda ya da olmadığında ikimizinde öyle gülümsemesi. İşte o an var ya işte o an....Sen sıradan bir insan değilsin. Sen herkes değilsin. Bir erkekte illa sizi çok sevmesini, sizden başka hiç bir kıza bakmamasını, size yalan söylememesini falan istemeyeceksiniz. Sizi eğer gerçekten severse önemli değildir hiç bir şey. Ama aslında önemli olan eğer onun bir gülümsemesine ve o da sizin bir gülümsemenize her şeyi feda edebiliyorsa işte o zaman gerçekten 'aşk' olur bu. Seni seviyorum. Seni seviyorum. Seni seviyorum...
28 Haziran 2012 Perşembe
Bir erkek işte o bir erkek.
Size erkek desem aklınıza ne gelir? Bence hoşlandığınız veya aşık olduğunuz erkek, ya da eski sevgiliniz olabilir. Kişi dışında odunlukları,kalp kırmaları ve hep söyledikleri 'seni seviyorum' yalanları da aklımıza gelebilir tabii.Bütün erkekler aynı mıdır? Hepsi bırakıp giderler mi? Hiç biri gerçekten sevemez mi? Erkekler, kadınlar kadar üzülmezler onlar farklılardır. Bir kadının değerini ancak onu kaybettiklerinde anlarlar. Bir erkek: Önce sana melek gibi davranır. Kızları önemsediğimi vurgular. Sonra yakın arkadaş olursunuz ve çıkmaya başlarsınız. Sen ona aşık olursun onsuz yaşayamazsın, o seni sen farklısın diye kandırır. Sen herkese onu anlatırsın aşık oldum diye. Oda herkese seni anlatır kullanıyorum diye. Artık ona aşık olursun ona kırılınca… 2 güzel söz söyler affedersin o sıkılınca sana trip atar ağlasanda umrunda olmaz. Sonra ilişki sıkınca ayrılır. Sabah akşam ağlarsın, pişman olursun ve ona yalvarırsın. O güler hiç olmamışsın gibi hayatına devam eder. Kızlarla konuşur, eğlenir ne biliyim seni takmaz bile...Ama bir kız O onun için ağladığını sandığı zamanlarda aslında bizzat kendine ağlar.O sana geldiğinde onda kimsenin göremediğini gördüğü için ona kucak açar. O ona kendine aşık etmek için klişe lafları birbiri ardına sıralarken,peşinde koşarken onu mutlulukla izler.Çünkü bilir, neticede sonu sadece bir 'hoşçakal’dır.O onu üzer ve sen ağlarsın.Belki de yalvarsın.Ama bu ona değil,kendine yeniden gelebilme çabasıdır.Sen ağlarsın,çok ağlarsın, hatta hep ağlarsın..Ama aşkı senden çok daha iyi bilir bir kız ve bu yüzden en çok o ağlar.O güler dışından,bir kızsa onun taa içini görürüm.Bu yüzden arkadaşlarına onu anlatır,konuştukça büyürsün içinde.Aynı zamanda da yok olursun.Ve o günün birinde bir kıza haksızlık ettiğini düşünüp geri geldiğinde, o kız gerçekten gülümsüyor olur.. Aramızda ki fark budur aslında. Onlar başta önemsemezler ama bir gün akılları dank eder. O zaman anlarlar işte değerimizi. Genelde biraz geç anlarlar. Bazı kızlar onu o kadar çok severler ki onların hayatının içine etseler bile onları hayatına katmaya devam ederler. Çünkü onlara öyle bir aşkla bağlanmışlardır ki... Benim de hoşlandığım hatta çok ama çok aşık olduğum bir erkek var. Ama eğer o benim hayatımı kötüye etkileyecekse onun yüzünden kendime zarar vereceksem hayatıma bir daha sokacağımı düşünmüyorum. Zaten aşık olduğum çocuğun bana böyle yapmayacağını düşünüyorum. En azından öyle çok bilmiş,kendini bir şey zanneden bir tip değil. Öyle olsaydı çoktan değeri düşmüştü bile. Belki o Titanic'te ki Jack gibi değil. Acaba gerçekten öyle birisi var mı? Yani belki bir kaç hafta tanıdığı bir kızdı. Deliler gibi aşık olmuştu ona. O soğukta yerini Rose'a vermişti. Tamam beğenmesine beğendim de onun öyle birisine benzemesine gerek yok. En azından güvenebilir birisi. Kimsenin arkasından konuşmayan herkese yardım eden ama kendisine bir kötülük yapıldı mı da onu asla unutmayan ve karşılığını veren. En önemlisi dünyanın en güzel gülen insanı. En içten ve en derinden. Onun gülmesi için elimden gelen her şeyi yapabilirim işte. Bide benim gözlerimin içine bakıp komik bir şey olduğunda ya da olmadığında ikimizinde öyle gülümsemesi. İşte o an var ya işte o an....Sen sıradan bir insan değilsin. Sen herkes değilsin. Bir erkekte illa sizi çok sevmesini, sizden başka hiç bir kıza bakmamasını, size yalan söylememesini falan istemeyeceksiniz. Sizi eğer gerçekten severse önemli değildir hiç bir şey. Ama aslında önemli olan eğer onun bir gülümsemesine ve o da sizin bir gülümsemenize her şeyi feda edebiliyorsa işte o zaman gerçekten 'aşk' olur bu. Seni seviyorum. Seni seviyorum. Seni seviyorum...
Günaydın. Senin mesajının gelmediği bir gün daha. Neyse atarsın belki belkide atmassın sen bilirsin. Bu aralar olması gerekenden daha fazla aklımdasın. Çok ama çok özledim seni. Artık rüyama bile girmeni istemiyorum yani. Çünkü uyanınca bakıyorum sen yoksun ve her şey bir rüyadan ibaret. Üzülüyorum haliyle. Geceleri uyumamak için elimden gelen her şeyi yapıyorum. Ama sonra bir an dayanamayıp uykum geliyor ve istemeden uyuyorum işte. Sonra rüyama giriyorsun istemsizce. Kaç defa uyanıyorum ama gözlerimi kapattığımda aklıma gelen gene sen. Olmuyor işte beceremiyorum. Aşkıma engel olamıyorum ve seni çok ama çok seviyorum. Tek istediğim bana mesaj atman. En azından böyle aklına gelsem senle konuşsak falan. Tek istediğim bu ya. Ben senden beni sevmeni falan istemedim ki. Küçücük bir mesaj ya. Belki senin için de zordur ama olmasın. Unutma! Burda da seni seven bir kız var senin o bir tane mesajın yılmadan bekliyor.
27 Haziran 2012 Çarşamba
Belki iyi olmadı ama içimi döktüm....
Eski yazdıklarıma baktım bide şimdikilere. Fark ettim ki artık eskisi gibi yazamıyorum. O kadar mutsuzum ki,bilgisayarı açmak bile istemiyorum. İstesem dışarı çıkar alışveriş yapar,güneşlenir,denize girerim. Müzik dinler,dans ederim. Ama benim yaptığım tek şey odam da yatağımın üstüne yatıp kulağıma kulaklığımı takıp ağlamak. Belki umrunda değil, belki de umrunda. Bunu belki okuyorsun belki de okumuyosun. Ama bu blogu bildiğini biliyorum ve belki de okuyorsun. Şimdi sen çok eğleniyorsun. Ohh ne güzel! Belki de benden başka bir sürü kıza mesaj atıyorsun ya da atmıyorsun. Sen de tam bana mesaj atacakken o mesajı yazıp gönderemeyip siliyor musun? O yüzden mi gelmiyor bana mesajların? Bilmiyorum neden bana böyle oluyor? Eskiden hoşlandığım çocuk ta bana mesaj atmazdı. Bu beni düşündürmezdi. Bana mesaj atıp atmaması önemli değildi. Daha yeni yeni anlıyorum ben ,o çocuğa o kadar da kapılmamışım. Tabii ki de sevmişim ama aşık olmamışım işte. Belki bir ay falan. En çok yıkıldığım, ağladığım ve ona çok ama çok aşık olduğum bir ay. Sonra geçmiş. Nasıl bilinmez ama o benim içimde bitmiş.Belki o zamandan beri seviyorumdur (alkış). İlk önce hiç umursamazdım seni tanımazdım çünkü. Biraz biraz tanımaya başladım. Sonra arkadaş olduk. Ama sadece merhaba merhaba. Belki bir şeyler hissetmişimdir ama benim bunu anlamadığım belliydi. Çünkü kendimi kandırıyordum. Belki de hiç benim olmayacak birisini seviyordum. Bana çok acı çektirmişti. Ama seni gerçekten tanıdıktan sonra o unutuldu. Belki anlamadım kabullenmedim, kabullenmek istemedim. Sonra fark ettim o yoktu vardı ama yoktu işte. Ama sen yokken bile vardın yanımda fazlasıyla. O zaman azda olsa anladım işte. Benim hayatıma yeni biri girmişti. Daha çok yeniydi. Çok tatlı ve çok içten.Yaklaşık bir buçuk ay boyunca herkesten sakladım. En yakın arkadaşıma ya da kardeşime hiç bir söylemedim. Nasıl becerdiysem o kadar da belli etmedim. Zordu aslında onu sevmek hemde çok. Görüyordun ama dokunamıyordun işte. Onun ağzından onun sesinden adımı duyardım. Kimse benim adımı o kadar güzel söyleyemezdi sanki. Tam ona bakarken bana bakardı mesela işte o anı hiç bir şeye değişmem ben. Ayrı sınıflar en büyük engel gibiydi. Belki de daha iyiydi. Derste seni izlemektense teneffüs olunca seni görmek daha iyiydi. Kalbim hiç çarpmadığı kadar hızlı çarpıyordu o an. Kapıların açılması hocaların çıkabilirsiniz demesi senin çıkman ve göz göze gelmemiz işte o an kalbimin sesinin dışarıdan duyabilseydin anlardın. Öyle hızlı ve farklı bir şekilde girdin ki hayatıma bende anlamadım. Dayanamadım. Herkese karşı gülen bir suratım vardı. Dışarıdan belkide dünyanın en mutlu insanıymış gibi kahkahalar atıyordum. Ama benim içim ? Dışarıdan gözüktüğü gibi gülmüyordu. İçten içe ağlıyordu. Öyle böyle değil hıçkıra hıçkıra ağlıyordu. İşte benim attığım o kahkahalar içimde ki acıyı gizlemek içindi. Dayanamadım hemde hiç. Kimseye anlatamadım. İçimde sakladım. Kardeşime anlatsam bile dalga geçeceğini düşündüm. Hatta bana inanmayacağını. Haklıydı belki de. Onlar benim diğerini sevdiğimi düşünüyorlardı. Belki ben de öyle gösteriyordum. Onları da kendimi de kandırdığım belliydi. Anlattım dayanamadım. Kardeşim biliyordu en azından. Bide en yakın arkadaşlarımdan Ufkum. Kardeşim (Deniz) şaşırdı. Hatta bana inanmadı. Çünkü o da bilmiyordu. O da dıştan bakıyordu. Anlattım şaşırdı ama gene yanımda oldu. Ufkum da öyleydi. Teşekkür ederim. Başladı. En azından daha da gündemdeydi. Deniz'e her şeyi anlatıyordum. İyi veya kötü. Yanımda oldu ve beni destekledi. Ona aşık olmak daha da az yaktı canımı aslında. Baktım o kadar da ilgisiz değildi. Konuşurdu anlatırdı bana. Şimdi senin sesini duymayı çok özledim. Keşke tatil olmasa. Okullar açılsa.Ayrı sınıflar da olsak ama gene de o kapı açılsa hocalar çıkın dese sen çıksan göz göze gelsek seni görsem keşke. Öyle özledim ki bir anda öyle her şeyim oldun ki. Çok zor bu acı. O ne yapıyorsun mesajına o kadar ihtiyacım var ki şimdi. Çok ama çok özledim seni. Gece gene yazarım istersen böyle sana. Sanki sadece sen okuyosun bunu. Ve üstüne alınıyorsun. Böyle kendimi daha rahat ifade edebiliyorum. Telefonum mesajına alıştı. Atman lazım yani. Senin mesaj sesin falan farklı yani. Twitterla aynı ama. O kadar garip oluyor ki.Twitter dan telefona bildirim geldiğinde. Yalvarmıcam her yere yazmıcam ama senin o bir tek mesajına ihtiyacım var. Anla beni lütfen. Seni seviyorum...
25 Haziran 2012 Pazartesi
♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥
Evdeydim bugün. Sadece müzik dinledim. Seni sevmeye ve özlemeye devam ettim. Ha bide senden mesaj gelmesi umudu. Neyse atmadın işte. Haklısın ya tatilde sevgilin falan değilim nasıl aklına geleceğim? Ben de mi denesem acaba? Böyle rahat rahat tatilimi geçirmeyi? Sonra da hep aklımda olduğun ve asla unutamayacağım falan geliyor sorunun cevabı 'hayır' oluyor. Fazla özledim. Bu aralar çok fazla rüyama giriyorsun. Umarım bende seninkine giriyorumdur. Rüyamda sınıfların karışması beni çok korkuttu. Karışacak ama ben senle aynı sınıfta olamamıştım. Ne sen ne de kardeşim Deniz. İkinizde yoktunuz ve ben çok zor geçiriyordum zamanlarımı okulda. Teneffüsler yetmiyordu falan. Rüya değil kabustu adeta. Öğretmenlerden tek ricam ben ve sen aynı sınıfta olalım.Sende istiyorsundur belki. Daha uyumasak bile bakalım gökyüzüne seni seviyorum ve seni çok özledim diyelim. Ayrıca söz verelim.Ayrı sınıflarda olsak bile hep görüşelim. (İnşallah aynı sınıfta oluruz.) İyi geceler sevgilim iyi geceler...
24 Haziran 2012 Pazar
Uğur böceği hadi dileğimi gerçekleştir...
Canım sevgilim,
Seni çok ama çok özledim. Bir şeyi çok beklersen olmazmış. Senden o bir tane mesajı kaç gündür bekliyorum bi bilsen. Anladım bu aralar pek aklına gelmeyeceğimi bende başladım her yere yazmaya. Bugün bir sürü uğur böceği üstüme kondu. 50'den fazladır her halde...Hepsinden dilediğim tek bir dilek oldu,anladın sen işte. Bilmem ki sen şimdi ne yapıyorsun? Kimi düşünüyorsun? Kimle mesajlaşıyorsun? Kimle konuşuyorsun? Sevgilim. seni çok ama çok özledim. Lütfen o küçücük mesajı benden esirgeme. Senin için küçük,benim için büsbüyük bir hediye olur. Hadi yatalım artık. Gökyüzüne bakalım iyi geceler diyelim. Mesafeleri yok edelim. Bak ne demişler "Rüyanda görüyorsan onu,özlemişsindir. Rüyanda görmek için yatıyorsan,sevmişsin demektir."Rüyamızda birbirimizi en mutlu şekilde görelim,iyi geceler sevgilim....
22 Haziran 2012 Cuma
Şimdilik...
3 gündür yazmıyorum buraya. Aslında yazamıyorum. O kadar kötüyüm ki bilgisayarı bile açmıyorum. Telefon ve müzik yetiyor bana. Kaç gün oldu mesaj atmıyorsun bana. Sıkıldın mı benden ? Ya da sende mi benim gibisin? Cesaret edemiyor musun? Artık buraya uzun uzun yazınca daha fazla üzüyorum kendimi. Twitter'da az çok idare ediyorum. Sınır var çünkü. Daha kısa yazmak zorundayım. Ama yeter artık. Ben seni az ya da çok tarif edilemeyecek bir şekilde özledim. Şimdi burada olsan keşke. Omzunda ağlasam, seni daha çok sevsem,sana sımsıkı sarılsam. Çok şey istedim sanırım farkındayım. Kaç gündür iyi geceler diyemedik bir birimize. Gökyüzü bile küstü bize. Şu anda uyumayacağım ama buraya yazmak zorunda hissettim kendimi. Hadi gel sevgilim. Bakalım gökyüzüne. Gülümseyelim ve öpücük yollayalım bir birimize. Seni çok seviyorum seni çok özledim diyelim bir birimize. Şimdi iyi geceler diyelim ama uyumayalım. Bir birimizi düşünelim. Rüyamızda görelim bir birimizi. Çok mutlu olalım sevgilim. Çok özlendin bil bunu tamam mı ? Şimdilik iyi geceler aşkım...
19 Haziran 2012 Salı
@odaolmasa...
Artık hiç mi aklına gelmiyorum? Yoksa sende benim gibi mesaj atmaya cesaret edemiyor musun ? sen cesaret et ya. At işte. Ben atamıyorum nedensizce. Hala senden bekliyorum o mesajı. Hadi at!!! bugün çok gezdim. Gene onları gördüm. çok mutlulardı. Belki biz de bir gün böyle olabiliriz. Zaten bir araya gelmemiz mümkün olmasaydı,tanrı çıkarmazdı karşıma seni değil mi ? Sana sevgimi sadece buraya yazmakla yetinemiyorum bazen kısa ve öz oluyor. Merak edersen bak @odaolmasa. Bütün gün senden o mesajı bekliyorum ama daha atmadın. inanıyorum atıcaksın. Sen kimseyi üzmeyi sevmessin çünkü. Sana anlatma gereken senden yardım almam gereken bir çok konu var. Bir de senin fikrini almak istiyorum işte. Hadi gökyüzüne bakalım. Birbirimize seni seviyorum ve seni çok özledim diyelim. Bugün sen onun yanına sana yarın mesaj atacağım de. Bilirim atarsın. Rüyamızda görüşmek üzere. İyi geceler aşkımm...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


